"put the boot in" in Turkish
Definition
Bir kişi zaten zor durumda veya savunmasızken ona daha fazla zarar vermek, eleştirmek veya yüklenmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade günlük ve İngiliz İngilizcesinde yaygındır. Birine gerekenden fazla yüklenmek ya da haksızca davranmak anlatılır. Hem fiziksel hem de sözlü saldırı için kullanılır.
Examples
After he lost his job, people started to put the boot in with harsh comments.
İşini kaybettikten sonra insanlar sert yorumlarla üzerine **gittiler**.
Don't put the boot in when he's already having a bad day.
O zaten kötü bir gün geçirirken lütfen üzerine **gitme**.
Some fans like to put the boot in when their team loses.
Bazı taraftarlar takımları kaybedince üzerine **gitmeyi seviyor**.
He was already struggling, but his boss really put the boot in during the meeting.
Zaten zorluk yaşıyordu, ama toplantıda patronu gerçekten üzerine **gitti**.
It's unfair to put the boot in when someone's already down.
Birisi zaten kötü durumdayken üzerine **gitmek** adil değil.
Every time the company has problems, the media loves to put the boot in.
Şirketin her problemi olduğunda medya üzerine **gitmeyi** çok sever.