"prance around" in Turkish
Definition
Kendini göstermek veya dikkat çekmek için canlı ve abartılı şekilde dolaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, gündelik bir ifadedir. Genellikle gösteriş yapmak veya biraz komik bir şekilde hareket etmek anlamı taşır; çocuklar, bazen de hayvanlar için kullanılabilir.
Examples
The little girl likes to prance around in her new dress.
Küçük kız yeni elbisesiyle **havalı havalı dolaşmayı** seviyor.
He would prance around the room pretending to be a king.
Kralmış gibi davranarak odada **havalı havalı dolaşırdı**.
The children pranced around the playground during recess.
Çocuklar teneffüste bahçede **havalı havalı dolaştılar**.
Stop prancing around like you own the place!
Her şey seninmiş gibi **havalı havalı dolaşmayı** bırak!
The actors pranced around on stage, making everyone laugh.
Oyuncular sahnede **havalı havalı dolaşarak** herkesi güldürdü.
Sometimes my cat prances around after getting a new toy.
Kedim bazen yeni bir oyuncak alınca **havalı havalı dolaşır**.