"pony up" in Turkish
para vermekborcunu ödemek
Definition
Bir şeyin bedelini, genellikle isteksizce veya hatırlatıldıktan sonra ödemek.
Usage Notes (Turkish)
'Pony up' gayriresmîdir, arkadaş ortamlarında hesap öderken kullanılır. Resmî veya iş ortamlarında uygun değildir.
Examples
It's time to pony up for the pizza.
Artık pizzanın parasını **vermek** zamanı.
He refused to pony up until he saw the bill.
Faturayı görene kadar **para vermeyi** reddetti.
Everyone needs to pony up their share.
Herkes kendi payını **vermek** zorunda.
Come on, pony up—you lost the bet!
Hadi, **parasını ver**—bahsi kaybettin!
If you want in, you’ll have to pony up the entry fee.
Katılmak istiyorsan giriş ücretini **ödemelisin**.
Don’t forget to pony up before you leave.
Gitmeden önce **parasını vermeyi** unutma.