"poke in" in Turkish
Definition
Kısa bir süreliğine başını ya da vücudunun bir kısmını içeri sokarak bakmak.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve samimi ifadelerde görülür. 'Kafasını uzatmak' gibi deyimlerle sıkça kullanılır; genellikle kısa süreliğine ve merakla bakmak anlamındadır.
Examples
He poked in through the door to say hello.
O sadece selam vermek için kapıdan **kafasını uzattı**.
Don't poke in unless you knock first.
Önce kapıyı çalmadan **kafanı uzatma**.
She poked in to see what was happening.
Olan biteni görmek için **kafasını uzattı**.
Can I just poke in for a second?
Bir saniyeliğine **içeri bakabilir** miyim?
I saw you poke in during the meeting—did you need something?
Toplantı sırasında **kafanı uzattığını** gördüm—bir şey mi lazımdı?
He didn't say much, just poked in and left.
O pek bir şey söylemedi, sadece **kafasını uzattı** ve çıktı.