아무 단어나 입력하세요!

"plodding" in Turkish

ağır aksakyavaş ilerleyen

Definition

Bir şeyin ya da birinin ağır, tempolu ve heyecansız şekilde ilerlemesi. Hikaye ya da işin sıkıcı ve yavaş ilerlediğini anlatmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Yavaş veya sıkıcı şeylerden bahsederken kullanılır—özellikle hikayeler, işler ya da yürüyüşler için. Hareketli veya heyecanlı durumlar için uygun değildir. 'plodding narrative' veya 'plodding pace' gibi kullanılır.

Examples

The old horse walked with a plodding step across the field.

Yaşlı at tarlada **ağır aksak** adımlarla yürüdü.

His progress was slow and plodding, but he never gave up.

Onun ilerlemesi yavaş ve **ağır aksaktı**, ama asla pes etmedi.

The movie was too plodding for me to enjoy.

Film benim için fazla **ağır aksaktı**, keyif alamadım.

Her plodding approach means she reaches her goals, even if it takes longer.

Onun **yavaş ilerleyen** yaklaşımıyla hedeflerine ulaşır, zaman alsa bile.

The book was a bit plodding in the middle, but the ending was exciting.

Kitap ortasında biraz **ağır aksaktı**, ama sonu heyecanlıydı.

After hours of plodding work, they finally finished the report.

Saatlerce **yavaş ilerleyen** çalışmadan sonra nihayet raporu bitirdiler.