"play your part" in Turkish
Definition
Bir grubun ya da topluluğun üyesi olarak sizden bekleneni veya gerekeni yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Takım çalışması ya da toplumsal sorumluluk durumlarında sıkça kullanılır. 'do your part', 'pull your weight' benzer anlamdadır, literal anlamda rol yapmak değildir.
Examples
Everyone must play their part to keep the city clean.
Şehri temiz tutmak için herkes **üzerine düşeni yapmalı**.
If you play your part, we can finish the project faster.
Sen **üzerine düşeni yaparsan**, projeyi daha hızlı bitirebiliriz.
Please play your part in the team meeting.
Lütfen takım toplantısında **üzerine düşeni yap**.
We all have to play our part if we want this to work.
Bunun işe yaraması için hepimizin **üzerine düşeni yapması gerekiyor**.
You did a great job—you really played your part today!
Harika iş çıkardın—bugün gerçekten **üzerine düşeni yaptın**!
Don't forget to play your part—every little bit helps.
**Üzerine düşeni yapmayı** unutma—küçük katkıların bile önemi büyük.