"play hell with" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini ciddi şekilde zarar vermek, bozmak veya büyük sorunlara yol açmak.
Usage Notes (Turkish)
Samimi, günlük konuşmada kullanılır; aşırı zarar ya da kaos durumlarını anlatır, 'planlar', 'program', 'hava' gibi kelimelerle sık geçer. Resmiyetten kaçının.
Examples
The storm played hell with our internet connection.
Fırtına internet bağlantımızı **mahvetti**.
Missing that meeting played hell with my whole schedule.
O toplantıyı kaçırmak tüm programımı **altüst etti**.
The new puppy played hell with my shoes.
Yeni köpek yavrusu ayakkabılarımı **mahvetti**.
The cold weather has really played hell with my skin this winter.
Soğuk hava bu kış cildime gerçekten **ciddi zarar verdi**.
All that construction noise next door is playing hell with my concentration.
Yan dairedeki inşaat gürültüsü konsantrasyonumu **altüst ediyor**.
Jet lag always plays hell with me after a long flight.
Uzun uçuşlardan sonra jet lag her zaman beni **mahveder**.