"pinchbeck" in Turkish
Definition
Pinchbeck, altına benzeyen ama değersiz bir alaşımdır. Aynı zamanda gerçekmiş gibi görünen ama aslında değersiz veya sahte olan herhangi bir şeyi tanımlamak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Pinchbeck' günlük konuşmada pek kullanılmaz, daha çok edebi veya eleştirel metinlerde geçer. 'pinchbeck takı' gibi sahte ya da değersiz şeyleri küçümsemek için metaforik anlamda kullanılır. 'Gold-plated' ile karıştırmayın; pinchbeck içinde altın yoktur.
Examples
This necklace is made of pinchbeck, not real gold.
Bu kolye gerçek altın değil, **pinchbeck**ten yapılmış.
People often bought pinchbeck jewelry in the 18th century.
18. yüzyılda insanlar sık sık **pinchbeck** takıları satın alırlardı.
His throne was nothing more than a pinchbeck display of power.
Onun tahtı yalnızca bir **pinchbeck** güç gösterisiydi.
She wore a ring of pinchbeck and everyone thought it was real gold.
O, **pinchbeck** bir yüzük takıyordu ve herkes onun gerçek altın olduğunu sandı.
He called the politician's promises nothing but pinchbeck hopes.
O, politikacının vaatlerini yalnızca **pinchbeck** umutlar olarak nitelendirdi.
The show was entertaining, but its glamour was pure pinchbeck.
Gösteri eğlenceliydi ama ihtişamı tamamen **pinchbeck**ti.