"personable" in Turkish
Definition
Arkadaşça, kolay iletişim kurulabilen ve insanlarda olumlu izlenim bırakan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok iş görüşmeleri veya ilk izlenimler gibi resmi ortamlarda kullanılır; 'sempatik' olmak sadece dış görünüş değil, içtenlik ve yaklaşılabilirliği de kapsar.
Examples
She is very personable and everyone at work likes her.
O çok **sempatik**, bu yüzden iş yerinde herkes onu seviyor.
The manager was personable during the interview.
Mülakatta müdür oldukça **sempatik**ti.
Our tour guide was very personable and helped us feel comfortable.
Tur rehberimiz çok **sempatik**ti ve kendimizi rahat hissetmemizi sağladı.
He might not be the smartest candidate, but he's definitely personable.
En zeki aday olmayabilir ama kesinlikle **sempatik** biri.
Clients prefer working with someone personable rather than just efficient.
Müşteriler sadece verimli değil, aynı zamanda **sempatik** biriyle çalışmayı tercih eder.
She's so personable, she makes new friends wherever she goes.
O kadar **sempatik** ki, gittiği her yerde yeni arkadaşlar edinir.