"parolee" in Turkish
Definition
Henüz cezası tamamen bitmeden belirli şartlar ve gözetim altında cezaevinden salıverilen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk ve kolluk bağlamında kullanılır; sadece cezaevinde kalıp şartlı tahliye edilenler için geçerlidir. 'Probation' (denetimli serbestlik) ile karıştırmayın; 'parolee' mutlaka cezaevinde bulunmuştur. 'Parolee supervision' ve 'parolee status' gibi ifadeler yaygındır.
Examples
The parolee must report to his officer every week.
**Şartlı tahliye edilen kişi** her hafta memuruna rapor vermelidir.
A parolee can go back to prison if he breaks the rules.
**Şartlı tahliye edilen kişi**, kuralları bozarsa tekrar hapse dönebilir.
Each parolee is supervised by a parole officer.
Her **şartlı tahliye edilen kişi** bir tahliye memuru tarafından denetlenir.
As a parolee, she had to follow a curfew and check in often.
**Şartlı tahliye edilen kişi** olarak, sık sık kontrol noktasına uğraması ve sokağa çıkma yasağına uyması gerekiyordu.
The city runs programs to help parolees find jobs.
Şehir, **şartlı tahliye edilen kişiler**in iş bulmasına yardımcı olacak programlar yürütüyor.
It’s not easy for a parolee to adjust back to normal life.
**Şartlı tahliye edilen kişi** için tekrar normal hayata alışmak kolay değildir.