아무 단어나 입력하세요!

"pariah" in Turkish

pulandışlanmış kişi

Definition

Toplum tarafından reddedilen veya dışlanan kişi; toplumdan soyutlanmış kimse.

Usage Notes (Turkish)

'Pulan' ya da 'dışlanmış kişi' resmi veya edebi olarak kullanılır, özellikle 'sosyal pulan' gibi. Günlük konuşmalarda pek yaygın değildir. 'Kanun kaçağı' (outlaw) veya 'yalnız' (loner) ile karıştırmayın.

Examples

After the scandal, he became a pariah at work.

Skandaldan sonra işyerinde **pulan** haline geldi.

She felt like a pariah at school after the rumors spread.

Söylentiler yayılınca okulda kendini **dışlanmış kişi** gibi hissetti.

No one wanted to talk to the pariah at the party.

Partide kimse **pulan** ile konuşmak istemiyordu.

He was treated like a pariah after refusing to go along with the group.

Gruba uymayı reddedince ona **dışlanmış kişi** gibi davranıldı.

After the news broke, she basically became a social pariah overnight.

Haber duyulunca o, bir gecede toplumsal **pulan** haline geldi.

The company soon realized it was being treated as a pariah in the business world.

Şirket kısa sürede iş dünyasında **dışlanmış kişi** olarak görüldüğünü fark etti.