아무 단어나 입력하세요!

"pare" in Turkish

soymak (kabuk)budamakazaltmak

Definition

Bir şeyin dış tabakasını dikkatlice soymak veya fazlalık kısımları temizleyip daha küçük ve düzgün hale getirmek. Aynı zamanda miktarı veya boyutu azaltmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada nadiren, daha çok mutfakta ('elma soymak'), bahçecilikte ('kurumuş dalları budamak') veya azaltmak anlamında ('masrafları azaltmak') kullanılır. 'Peel' daha çok kabuk soymak için, 'pare' ise hem soymak hem de azaltmak için kullanılabilir.

Examples

Pare the apples before making the pie.

Turtayı yapmadan önce elmaları **soy**.

She used a knife to pare the carrots.

Havuçları **soymak** için bıçak kullandı.

We need to pare the budget this year.

Bu yıl bütçeyi **azaltmamız** gerekiyor.

Can you pare the apple for me? I can't eat the skin.

Benim için elmanın kabuğunu **soyabilir** misin? Kabuğunu yiyemiyorum.

After the storm, they had to pare back the broken branches.

Fırtınadan sonra, kırılan dalları **budamak** zorunda kaldılar.

We're trying to pare down what we own before we move.

Taşınmadan önce sahip olduklarımızı **azaltmaya** çalışıyoruz.