아무 단어나 입력하세요!

"paralyzing" in Turkish

felç edicidurduran

Definition

Bir kişinin ya da şeyin hareket etmesini veya harekete geçmesini engelleyen, genellikle aşırı korku, şok veya fiziksel yetersizlik yaratan bir durum.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle aşırı korku ('paralyzing fear'), ciddi fiziksel durumlar veya şok edici olaylar için kullanılır. Küçük sorunlarda kullanılmaz.

Examples

The spider’s bite had a paralyzing effect on his leg.

Örümceğin ısırığı bacağında **felç edici** etki yaptı.

She felt a paralyzing fear before her speech.

Konuşmasından önce **felç edici** bir korku hissetti.

A paralyzing cold spread through the city.

Şehre **felç edici** bir soğuk yayıldı.

That decision had a paralyzing impact on the whole company.

O karar tüm şirket üzerinde **felç edici** bir etki yarattı.

He was just sitting there, held back by a paralyzing sense of doubt.

Sadece oturuyordu, onu durduran **felç edici** bir şüphe vardı.

The news was so shocking, it was almost paralyzing.

Haber o kadar şaşırtıcıydı ki, neredeyse **felç edici**ydi.