"pandering" in Turkish
Definition
Birinin onayını ya da çıkar sağlamak için samimiyetsizce aşırı övgü veya uyum gösterme durumu. Genellikle olumsuz anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla siyasette veya satışta olumsuz anlamda kullanılır; 'pandering to voters' seçmene yağcılık yapmak demektir. Basit iltifattan daha negatif.
Examples
The politician was accused of pandering to the crowd.
O politikacı, kalabalığa **yağcılık** yapmakla suçlandı.
He was pandering to his boss to get a promotion.
Terfi almak için patronuna **yağcılık** yapıyordu.
Some advertisements are just pandering to people's fears.
Bazı reklamlar insanlarin korkularına **dalkavukluk** yapıyor.
She accused him of pandering just to win her support.
Ona, sadece desteğini kazanmak için **yağcılık** yapmakla suçladı.
Voters are tired of politicians pandering instead of offering real solutions.
Seçmenler, politikacıların gerçek çözümler sunmak yerine **yağcılık** yapmasından yoruldu.
There's a big difference between listening to feedback and pandering to every demand.
Geri bildirimleri dinlemekle her talebe **yağcılık** etmek arasında büyük fark var.