"overzealousness" in Turkish
Definition
Bir kişinin bir şeye karşı normalin üstünde hevesli ya da gayretli olup, bu durumun uygunsuz veya aşırıya kaçmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır; birisinin aşırı hevesi ya da gayreti sorun yarattığında kullanılır. İş, ebeveynlik, aktivizm gibi alanlarda sıkça rastlanır.
Examples
His overzealousness at work sometimes annoys his colleagues.
İş yerindeki **aşırı hevesliliği** bazen iş arkadaşlarını rahatsız ediyor.
The coach's overzealousness led to extra-long practices every day.
Antrenörün **aşırı hevesliliği** her gün çok uzun antrenmanlara neden oldu.
Parents' overzealousness can make children feel pressured.
Ebeveynlerin **aşırı hevesliliği** çocuklarda baskı hissi oluşturabilir.
Her overzealousness about health trends gets a little exhausting to listen to sometimes.
Onun sağlık trendlerine olan **aşırı hevesliliği**, bazen dinlemek için yorucu olabiliyor.
Because of his overzealousness, he often volunteers for tasks nobody else wants.
**Aşırı hevesliliği** nedeniyle, kimsenin istemediği işleri sık sık gönüllü olarak üstlenir.
There’s a difference between passion and overzealousness—don’t let it cross the line.
Tutku ile **aşırı heveslilik** arasında fark vardır—o çizgiyi aşma.