"outwardly" in Turkish
Definition
Bir şeyin dışardan göründüğü haliyle ilgili olup, gerçekte iç durumunu yansıtmayabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'outwardly calm', 'outwardly happy' gibi zıtlık belirten ifadelerde kullanılır; dış görünüş ile gerçek durum arasındaki farkı vurgular. Daha çok yazılı ve resmi dilde görülür.
Examples
He appeared outwardly calm during the interview.
Mülakatta **dışarıdan bakıldığında** sakin görünüyordu.
The house looks nice outwardly, but needs repairs inside.
Ev **dışarıdan bakıldığında** güzel gözüküyor, ama içeride tamir gerekiyor.
She is outwardly friendly to everyone.
O **dışarıdan bakıldığında** herkese karşı arkadaşça.
He was smiling outwardly, but I could tell he was upset.
O **dışarıdan bakıldığında** gülümsüyordu ama üzgün olduğunu anladım.
She seemed outwardly confident, though she was really nervous inside.
O **dıştan** kendinden emin görünüyordu, ama içten içe çok gergindi.
Their relationship was outwardly perfect, yet they argued a lot when alone.
İlişkileri **dışarıdan bakıldığında** mükemmeldi, oysa yalnızken çok tartışırlardı.