"opportune" in Turkish
Definition
Bir şeyin, en uygun ve avantajlı zamanda gerçekleşmesini ifade eder. Sorunu çözen ya da fırsat yaratan anlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Opportune' kelimesi, genellikle anlar, zamanlama veya fırsatlar için ('an opportune moment') kullanılır; insanlar için kullanılmaz ve olumlu, resmi bir ifadesi vardır.
Examples
She arrived at an opportune moment.
O, **tam zamanında** geldi.
It was an opportune time to ask for help.
Yardım istemek için **uygun bir zaman**dı.
The rain stopped at an opportune moment.
Yağmur **uygun zamanda** durdu.
That call was really opportune—I was just thinking about you!
O telefon gerçekten **uygun zamanda** geldi—tam da seni düşünüyordum!
It was an opportune chance to meet the manager.
Yöneticiyle tanışmak için bu **uygun zamanda** bir fırsattı.
Your advice was opportune and really helped me out.
Senin tavsiyen **tam zamanında**ydı ve bana gerçekten çok yardımcı oldu.