"nail up" in Turkish
Definition
Bir şeyi çivilerle sabitleyerek veya kapatarak giriş çıkışı engellemek ya da güvenliğini sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Kapı, pencere veya kutu gibi şeylerde daha çok kullanılır; günlük dilde nadiren; teknik ya da yazılı anlatımda daha çok görülür.
Examples
We need to nail up the wooden boards over the window.
Pencerenin üzerine tahta levhaları **çivilememiz** gerekiyor.
He nailed up the door so no one could enter.
Kimse içeri girmesin diye kapıyı **çiviledi**.
Please nail up the sign outside the shop.
Lütfen mağazanın dışına tabelayı **çivileyin**.
They nailed up the windows before the hurricane hit.
Kasırgadan önce pencereleri **çivilediler**.
After packing the crate, she nailed up the lid tight.
Sandığı paketledikten sonra kapağını sıkıca **çiviledi**.
The landlord nailed up the abandoned building to keep trespassers out.
Ev sahibi, izinsiz girişleri önlemek için terk edilmiş binayı **çiviledi**.