"masochistic" in Turkish
Definition
Bir kişi mazoşist ise, fiziksel veya duygusal acı ya da rahatsızlık veren durumlara ilgi duyar veya bunlardan zevk alır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok sıkıntı veya acıdan hoşlanan ya da bundan tatmin olan kişiler için kullanılır; hem gerçek anlamda hem de mecazda geçerlidir. Gündelik konuşmada hakaret olarak söylemekten kaçının.
Examples
He has a masochistic attitude toward tough challenges.
Onun zorlu zorluklara karşı **mazoşist** bir yaklaşımı var.
Some people find masochistic pleasure in extreme sports.
Bazı insanlar ekstrem sporlarda **mazoşist** bir haz bulur.
She has masochistic tendencies when it comes to running long distances.
Uzun mesafe koşusu konusunda **mazoşist** eğilimleri var.
I guess I'm a bit masochistic—I always sign up for overtime even when I'm exhausted.
Sanırım biraz **mazoşist**im—yorgun olduğum halde her zaman fazla mesaiye yazılıyorum.
That movie was so sad, but my masochistic side wants to watch it again.
O film çok üzücüydü ama içimdeki **mazoşist** yan tekrar izlemek istiyor.
You don't have to be masochistic to push yourself, but sometimes it feels that way!
Kendine baskı yapmak için **mazoşist** olmana gerek yok, ama bazen öyle hissediliyor!