"make peace with" in Turkish
Definition
Bir kavga veya anlaşmazlıktan sonra tekrar dostça ilişkiler kurmak ya da değiştiremeyeceğin bir şeyi kabullenmek.
Usage Notes (Turkish)
'make peace with someone' biriyle barışmayı; 'make peace with reality' gerçekleri kabullenmeyi ifade eder. 'Affetmek'ten daha resmî ve nötrdür.
Examples
After their fight, Anna wanted to make peace with her brother.
Kavgadan sonra Anna, kardeşiyle **barışmak** istedi.
It took years for him to make peace with his past mistakes.
Geçmişteki hatalarıyla **barışmak** için yıllarını aldı.
The two leaders agreed to make peace with each other.
İki lider birbirleriyle **barışmaya** karar verdi.
Sometimes you just have to make peace with things you can’t change.
Bazen değiştiremeyeceğin şeyleri sadece **kabullenmen** gerekir.
She’s finally made peace with moving to a new city.
Nihayet yeni bir şehre taşınmayı **kabullendi**.
If you ever want to be happy, you need to make peace with yourself first.
Eğer mutlu olmak istiyorsan, önce kendinle **barışmalısın**.