"make a fuss" in Turkish
Definition
Önemsiz bir konuda abartılı şekilde şikayet etmek veya telaşlanmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik bir ifadedir; 'Don't make a fuss' demek 'yaygara yapma' anlamına gelir. Çocukların abartılı tepkileri için de kullanılır.
Examples
Please don't make a fuss about the mess.
Lütfen dağınıklık için **yaygara yapma**.
She always makes a fuss when things don't go her way.
O, işler istediği gibi gitmeyince her zaman **yaygara yapar**.
Try not to make a fuss at the restaurant.
Restoranda **yaygara yapmamaya** çalış.
Stop making a fuss—it's just a scratch on the car.
**Yaygara yapmayı** bırak—arabadaki sadece küçük bir çizik.
Kids sometimes make a fuss when they're tired.
Çocuklar bazen yorgun olduklarında **tantana çıkarır**.
He doesn't make a fuss about birthdays, but we always get him a cake anyway.
O, doğum günlerinde **yaygara yapmaz** ama biz ona yine de pasta alırız.