"live down" in Turkish
Definition
Geçmişte yaşanan utanç verici bir olayı insanların unutmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz yapıda ('never live down') ve esprili ya da anlayışlı şekilde kullanılır. Sosyal durumlar için uygundur. 'Live up to' ile karıştırmayın.
Examples
He will never live down that mistake at the meeting.
Toplantıdaki o hatasını asla **unutulamayacak**.
I hope I can live down my embarrassing fall.
Umarım utanç verici düşüşümü **unutturabilirim**.
She finally managed to live down her bad reputation.
Sonunda kötü şöhretini **unutturmayı başardı**.
I spilled coffee on my boss, and I’ll never live it down.
Patronumun üstüne kahve döktüm, bunu asla **unutturamayacağım**.
People still tease me about high school — will I ever live it down?
Hâlâ lise dönemimdeki şeylerle dalga geçiyorlar — bunu hiç **unutturabilecek miyim**?
It took years, but he did finally live down those rumors.
Yıllar sürdü ama sonunda o söylentileri **unutturmayı başardı**.