아무 단어나 입력하세요!

"littleness" in Turkish

küçüklükönemsizlikküçüklük (kişilikte alçakgönüllülük ya da bencillik anlamında)

Definition

Bir şeyin boyut, miktar ya da önemde küçük olması durumu; bazen de önemsiz ya da dar görüşlü olma hali anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya şiirsel anlatımda kullanılır. Birinin karakteri için olumsuz, 'küçük düşünen' anlamı taşıyabilir.

Examples

The littleness of the gift did not matter to her.

Hediyenin **küçüklüğü** onun için önemli değildi.

He was aware of his own littleness in the big city.

Büyük şehirde kendi **küçüklüğünü** fark etti.

The ant’s littleness makes it easy to miss.

Karıncanın **küçüklüğü**, onu kolayca gözden kaçırmamıza neden olur.

Sometimes, people focus too much on the littleness of everyday problems.

Bazen insanlar günlük sorunların **küçüklüğüne** fazla odaklanır.

She disliked the littleness in his attitude after their argument.

Tartışmadan sonra onun tavrındaki **küçüklüğü** sevmedi.

In moments of doubt, he was reminded of his own littleness compared to the universe.

Şüphe duyduğu anlarda evrene göre kendi **küçüklüğünü** hatırlardı.