아무 단어나 입력하세요!

"leveller" in Turkish

tesviye aletieşitleyici

Definition

Bir şeyi düzleştiren alet veya insanlar ya da durumlar arasındaki farkları azaltan şey.

Usage Notes (Turkish)

Deyimde veya mecazi anlamda genellikle eski tarz veya resmi bir kullanım. Gerçek anlamı ise ölçüm veya inşaatta araçtır. 'Great leveller' deyimi için ölüm veya zaman sıkça kullanılır.

Examples

The worker used a leveller to make the floor even.

İşçi, zemini düzleştirmek için bir **tesviye aleti** kullandı.

Many people see education as a social leveller.

Birçok insan eğitimi toplumsal bir **eşitleyici** olarak görür.

The earthquake was a leveller for rich and poor alike.

Deprem, zengin ve fakir için bir **eşitleyici** oldu.

Some say that online access to information is the true leveller in our modern world.

Bazıları, çevrimiçi bilgiye erişimin modern dünyamızda gerçek **eşitleyici** olduğunu söylüyor.

Losing your job can be a harsh leveller, no matter your background.

İşinizi kaybetmek, geçmişiniz ne olursa olsun zor bir **eşitleyici** olabilir.

In the end, time acts as the greatest leveller.

Sonunda, zaman en büyük **eşitleyici** olarak görev yapar.