아무 단어나 입력하세요!

"leave the door open" in Turkish

kapıyı açık bırakmakbir ihtimali açık bırakmak

Definition

Kapıyı kapatmadan açık bırakmak veya gelecekte bir seçenek ya da olasılığa fırsat tanımak.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamıyla (evde), hem de mecazen (plan ve görüşmelerde olasılıkları kapatmamak) kullanılır. 'leave the door open for...' kalıbıyla olası seçenekler belirtilir.

Examples

Please leave the door open so the cat can come in.

Lütfen kedi girebilsin diye **kapıyı açık bırak**.

It's hot in here. Can you leave the door open?

Burası çok sıcak. **Kapıyı açık bırakabilir misin?**

Remember to leave the door open when you finish cleaning.

Temizlik bitince **kapıyı açık bırakmayı** unutma.

We decided to leave the door open in case new job opportunities come up.

Yeni iş fırsatları çıkarsa diye **bir ihtimali açık bıraktık**.

She wants to leave the door open for future travel plans.

O, gelecekteki seyahat planları için **bir ihtimali açık bırakmak istiyor**.

Negotiators agreed to leave the door open for more talks next week.

Müzakereciler, önümüzdeki hafta daha çok görüşme yapılması için **kapıyı açık bırakma** konusunda anlaştılar.