"keep your eye on the ball" in Turkish
Definition
Bu deyim, önemli olana odaklanmak veya dikkatini yapmakta olduğun işe vermek anlamına gelir. Genellikle spor veya iş ortamlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla gayriresmî konuşmalarda geçer. Özellikle iş veya spor ortamlarında, dikkat dağılmaması gerektiğinde kullanılır. Resmî yazışmalarda nadiren rastlanır.
Examples
If you want to win, you must keep your eye on the ball.
Kazanmak istiyorsan **dikkatini toplamak** zorundasın.
It's important to keep your eye on the ball during the exam.
Sınav sırasında **dikkatini toplamak** çok önemli.
The coach told the players to keep their eye on the ball.
Antrenör oyunculara **dikkatini toplamalarını** söyledi.
I know things are busy, but just keep your eye on the ball and you’ll finish the project.
Biliyorum işler yoğun, ama sadece **dikkatini toplarsan** projeyi bitirirsin.
Whenever I start to lose focus, I remind myself to keep my eye on the ball.
Dikkatimi kaybetmeye başladığımda hep kendime **dikkatini topla** diye hatırlatırım.
Don't worry about small mistakes—just keep your eye on the ball and you'll do fine.
Küçük hataları kafana takma—sadece **dikkatini toplarsan** iyi olacaksın.