아무 단어나 입력하세요!

"jangling" in Turkish

şangırdayanrahatsız eden (ses)

Definition

Anahtar veya bozuk para gibi nesnelerin çıkardığı, kulak tırmalayan, metalik ve rahatsız edici ses. Kimi zaman rahatsız veya huzursuz eden durumları da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla metalik ve huzursuz edici sesleri ifade etmekte kullanılır: 'şangırdayan anahtarlar', 'şangırdayan sinirler' (mecazi olarak, gerginlik hissi). Genellikle olumsuz bir anlam taşır.

Examples

The jangling of the keys woke me up.

Anahtarların **şangırtısı** beni uyandırdı.

He wore bracelets jangling on his wrist.

Bileğinde **şangırdayan** bilezikler vardı.

The coins were jangling in his pocket.

Paralar cebinde **şangırdıyor**du.

My nerves were jangling before the big exam.

Büyük sınavdan önce sinirlerim **şangırdıyordu**.

The wind sent the chimes jangling all night long.

Rüzgar gecenin boyunca çanları **şangırdattı**.

I can’t think with all this jangling coming from the next room.

Yan odadan gelen bu **şangırtıdan** kafamı toplayamıyorum.