"inured" in Turkish
Definition
Kötü veya zor bir duruma o kadar alışmak ki, artık etkilenmemek veya rahatsız olmamak.
Usage Notes (Turkish)
'Inured', genellikle 'to' ile kullanılır ('inured to pain') ve olumsuz ya da zor durumlara karşı duyarsızlaşmak anlamındadır. 'Accustomed' kelimesiyle karıştırmayın.
Examples
After a year in the noisy city, she was inured to the sound of traffic.
Gürültülü şehirde bir yıl geçirdikten sonra, trafik sesine **alışmıştı**.
He became inured to criticism after years in politics.
Siyasette yıllar geçirdikten sonra eleştiriye **alışmıştı**.
Over time, workers are often inured to the harsh conditions of the job.
Zamanla işçiler genellikle zorlu çalışma koşullarına **alışırlar**.
I'm pretty inured to bad news by now; nothing surprises me anymore.
Artık kötü haberlere oldukça **alıştım**; hiçbir şey beni şaşırtmıyor.
She had grown so inured to the cold in Canada that winter in her hometown felt mild.
Kanada'nın soğuklarına o kadar **alışmıştı** ki, memleketindeki kış ona ılıman geldi.
You get inured to the chaos after working here for a while—at first, it's overwhelming.
Burada bir süre çalışınca kaosa **alışıyorsun**—ilk başta çok bunaltıcı.