아무 단어나 입력하세요!

"in deep" in Turkish

işin içine derinlemesine girmekbüyük belada olmak

Definition

Karmaşık ya da zor bir durumun içine derinlemesine girmek ve çıkış yolunun zor olması durumunu ifade eder. Genellikle büyük bir sorun ya da borç için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik, samimi bir anlatım. Genellikle 'borç', 'sorun' gibi kelimelerle birlikte kullanılır. Gerçek derinlik değil, işin boyutunu belirtir.

Examples

He is in deep with his debts.

O, borçlarıyla **büyük belada**.

Lisa got in deep when she lied to her boss.

Lisa patronuna yalan söyleyince **büyük belaya girdi**.

If you keep spending, you’ll be in deep soon.

Harcamaya devam edersen yakında **işin içine derinlemesine gireceksin**.

We're already in deep—there's no turning back now.

Zaten **büyük beladayız**—artık geri dönüş yok.

Once you start lying, you’ll find yourself in deep faster than you expect.

Yalan söylemeye başladığında, beklediğinden daha hızlı **büyük belada olduğunu** fark edersin.

He didn’t realize he was in deep until it was too late.

Çok geç olmadan **işin içine derinlemesine girdiğini** fark etmedi.