"impute to" in Turkish
Definition
Genellikle bir hata veya eylemin, belirli bir kişi veya şeye atfedildiğini veya sebebinin ona bağlandığını söylemek veya düşünmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, çoğunlukla hukuki/akademik bağlamda geçer. Daha çok olumsuz bir sorumluluğa atıf yapar. En yaygın kalıp: 'impute X to Y'.
Examples
They impute the failure to poor planning.
Onlar başarısızlığı **kötü planlamaya atfediyor**.
Some leaders impute mistakes to their team.
Bazı liderler **hataları takımlarına yüklüyor**.
The critics impute dishonesty to the politician.
Eleştirmenler **dürüst olmamayı siyasetçiye atfediyor**.
Don't impute their actions to malice—they probably just made a mistake.
Onların davranışlarını **kötü niyete atfetme**—muhtemelen sadece bir hataydı.
Her achievements are sometimes imputed to family connections rather than her talent.
Onun başarıları bazen **yetenek yerine aile bağlantılarına atfediliyor**.
People often impute motives to others without knowing the full story.
İnsanlar çoğu zaman tüm hikayeyi bilmeden başkalarına **güdüler atfeder**.