"imbued" in Turkish
Definition
Bir duygu, düşünce veya özellik ile derinlemesine dolu veya etkilenmiş olmak. Bir şey 'imbued with' olduğunda, o nitelik net bir şekilde içinde bulunur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı, resmi metinlerde kullanılır. Somut nesnelere değil; duygu, düşünce gibi soyut niteliklere uygulanır. 'imbued with' ifadesi ile birlikte görülür.
Examples
Her speech was imbued with optimism.
Konuşması iyimserlikle **bürünmüştü**.
The painting is imbued with emotion.
Resim duygu ile **yoğun şekilde dolu**.
His words were imbued with wisdom.
Sözleri bilgelikle **yoğun şekilde doluydu**.
The team was imbued with a sense of purpose after the meeting.
Toplantıdan sonra ekip amaç duygusuyla **büründü**.
Her writing is imbued with her personal experiences.
Yazıları kişisel deneyimleriyle **yoğun şekilde dolu**.
The atmosphere at the festival was imbued with joy and excitement.
Festivaldeki atmosfer sevinç ve heyecanla **yoğun şekilde doluydu**.