"huff and puff" in Turkish
Definition
Yorgunluk veya sinirden dolayı yüksek sesle ve hızlıca nefes almak ya da yüksek sesle şikayet etmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik ve gayriresmî konuşmalarda, fiziksel yorgunluk, hayal kırıklığı veya şikayet anlatmak için kullanılır. Masallarda da ('Üç Küçük Domuz' gibi) geçer.
Examples
After running up the stairs, she began to huff and puff.
Merdivenleri çıkınca o, **soluk soluğa kalmaya** başladı.
He always huffs and puffs when he carries the groceries.
O, her zaman market poşetlerini taşırken **soluk soluğa kalır**.
The children huffed and puffed after playing soccer.
Çocuklar futbol oynadıktan sonra **soluk soluğa kaldılar**.
He can huff and puff all he wants, but the rules won't change.
İstediği kadar **soluk soluğa kalsın ve homurdansın**, kurallar değişmez.
The big bad wolf said, 'I'll huff and puff and blow your house down!'
Koca kötü kurt dedi ki, 'Ben **soluk soluğa kalacağım** ve evini yıkacağım!'.
She huffed and puffed, but eventually agreed to help.
O, **homurdanarak** sonunda yardım etmeyi kabul etti.