"heady" in Turkish
Definition
Duyuları veya duyguları yoğun şekilde etkileyip heyecanlandıran, baş döndüren ya da sarhoş eden bir durumu ifade eder. Genellikle koku, deneyim veya yoğun hisler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi ifadelerde kullanılır. 'heady aroma', 'heady days', 'heady feeling' gibi ifadelerle sıkça geçer. İnsanlar için kullanılmaz. Çoğunlukla olumlu bir anlamı vardır ama bazen aşırı heyecanlı veya tehlikeli anlamı da verebilir.
Examples
The wine had a heady aroma.
Şarabın **baş döndürücü** bir aroması vardı.
They enjoyed a heady sense of freedom on vacation.
Tatilde, **baş döndürücü** bir özgürlük hissinin tadını çıkardılar.
The flowers released a heady perfume at night.
Geceleri çiçekler **baş döndürücü** bir parfüm yayıyordu.
Those were heady days when everything felt possible.
Her şeyin mümkün göründüğü o günler gerçekten **baş döndürücü**ydü.
The city's heady atmosphere at night made it hard to sleep.
Şehrin geceki **baş döndürücü** atmosferinde uyumak zordu.
It was a heady mix of excitement and fear before the concert.
Konser öncesi, heyecan ve korkunun **baş döndürücü** karışımıydı.