"hawked" in Turkish
Definition
Sokakta ya da halka açık alanlarda yüksek sesle mal veya hizmet satmak ya da bir şeyi ısrarla tanıtmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sokak satıcıları veya yoğun tanıtım için geçerlidir. 'hawked goods' ve 'hawked wares' şeklinde duyulur. 'Şahin' veya 'tükürmek' anlamıyla karışmaz.
Examples
He hawked newspapers on the street corner.
O, sokak köşesinde gazeteleri **bağırarak sattı**.
Fruit was hawked by vendors every morning.
Meyve her sabah satıcılar tarafından **bağırarak satılıyordu**.
She hawked small toys outside the stadium.
Stadyumun dışında küçük oyuncaklar **bağırarak sattı**.
Vendors hawked their wares loudly in the busy market.
Satıcılar, kalabalık pazarda mallarını yüksek sesle **bağırarak satıyorlardı**.
Tickets for the concert were hawked at double the normal price.
Konser biletleri normal fiyatının iki katına **bağırarak satıldı**.
The company hawked its new product aggressively online.
Şirket yeni ürününü çevrimiçi olarak agresif şekilde **tanıttı**.