"have a lot going" in Turkish
Definition
Aynı anda birçok iş, sorumluluk veya plan ile meşgul olup çok yoğun olmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle konuşma dilinde kullanılır ve pek çok önemli veya iyi işle meşgul olunduğunu ima eder. Olumsuz anlam taşımaz. Kişiler kadar işletmelerde de kullanılır.
Examples
I have a lot going at work this month.
Bu ay işte **fazla işim var**.
She has a lot going in her life right now.
Şu anda onun hayatında **fazla işi var**.
They have a lot going with their new business.
Yeni işlerinde **fazla işi var**.
Sorry I didn’t call—I have a lot going these days.
Aramadığım için üzgünüm—bu sıralar **çok meşgulüm**.
You really have a lot going—how do you manage it all?
Gerçekten **fazla işin var**—hepsini nasıl hallediyorsun?
Between school, work, and family, I have a lot going right now.
Okul, iş ve aile arasında şu aralar **fazla işle uğraşıyorum**.