"guzzle" in Turkish
Definition
Bir şeyi hızlı ve çok miktarda, genellikle gürültülü ya da iştahla içmek veya yemek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, bazen olumsuz veya mizahi bir ton taşır. Özellikle içeceklerle ('guzzle water/beer') kullanılır fakat bazen yiyeceklerle de olabilir. 'Guzzle gas': arabaların çok yakıt tüketmesi. Yavaş yavaş içme ifadeleri için kullanılmaz.
Examples
He can guzzle a whole bottle of water after his run.
Koşudan sonra bir şişe suyu tamamen **höpürdeterek içebilir**.
Don't guzzle your juice—drink slowly.
Meyveni **höpürdeterek içme**—yavaş iç.
The kids guzzled their sodas during lunch.
Çocuklar öğle yemeğinde gazozlarını **höpürdeterek içtiler**.
My old car really guzzles gas.
Eski arabam gerçekten çok benzin **höpürdeterek tüketiyor**.
He walked in and started guzzling pizza like he hadn't eaten in days.
İçeri girdi ve günlerdir yememiş gibi pizzayı **tıkınmaya başladı**.
People tend to guzzle soft drinks at parties without realizing how much they’ve had.
Partilerde insanlar ne kadar içtiklerinin farkında olmadan gazlı içecekleri **höpürdeterek içer**.