"grasp at" in Turkish
Definition
Çaresizlik içinde hızla bir şeyi tutmaya çalışmak. Aynı zamanda bir umuda ya da fırsata tutunma anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle umutsuz ya da olumsuz durumlarda kullanılır. 'grasp at straws' deyimi umutsuzca çözüm aramayı ifade eder. Hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılır.
Examples
He tried to grasp at the rope but missed.
İpe **tutunmaya çalıştı** ama kaçırdı.
When she heard the good news, she began to grasp at hope.
İyi haberi duyunca **umuda tutunmaya** başladı.
The drowning man tried to grasp at anything to stay afloat.
Boğulmakta olan adam, hayatta kalmak için herhangi bir şeye **tutunmaya çalıştı**.
Stop trying to grasp at excuses—you just need to apologize.
Bahane **bulmaya çalışmaktan vazgeç**—sadece özür dile.
People often grasp at any chance for happiness, no matter how small.
İnsanlar, ne kadar küçük olursa olsun, mutluluk için her fırsata **tutunmaya çalışır**.
He's just grasping at straws, hoping for a miracle.
O sadece mucize umuduyla **çareyi umutsuzca arıyor**.