"go up against" in Turkish
Definition
Güçlü veya zorlu bir rakiple doğrudan karşılaşmak veya rekabet etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî ve rekabetçi veya çatışmalı ortamlarda kullanılır (spor, iş, tartışma gibi). Güçlü rakibe karşı mücadeleyi ifade eder.
Examples
Our team will go up against the champions in the final.
Takımımız finalde şampiyonlarla **karşı karşıya gelecek**.
She had to go up against three other candidates for the job.
O, iş için üç başka adayla **rakip oldu**.
We are ready to go up against any challenge.
Her türlü zorluğa **karşı karşıya gelmeye** hazırız.
Do you really want to go up against her in court? She's an excellent lawyer.
Gerçekten mahkemede onunla **karşı karşıya gelmek** istiyor musun? O çok iyi bir avukat.
Sometimes you have to go up against bigger companies just to survive in business.
Bazen işte hayatta kalabilmek için daha büyük şirketlerle **rakip olmanız** gerekir.
He’s never afraid to go up against tough opponents, no matter what the odds are.
O, ne olursa olsun zorlu rakiplere **karşı karşıya gelmekten** asla korkmaz.