"give yourself up" in Turkish
Definition
Bu ifade, genellikle bir suç işledikten sonra polise ya da yetkililere kendi isteğinle teslim olmak anlamına gelir. Bazen de direnmeyi bırakıp durumu kabullenmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle polis veya adli durumlarda kullanılır ('polise teslim olmak'). Bazen mecazi olarak, mücadeleyi bırakmak anlamında da geçer. Konuşma dilinde ve haberlerde yaygındır.
Examples
He decided to give himself up to the police.
O, polise **teslim olmaya** karar verdi.
If you are guilty, it is better to give yourself up.
Suçluysan, **teslim olman** daha iyi olur.
The criminal didn't want to give himself up.
Suçlu **teslim olmak** istemedi.
After a week on the run, she finally chose to give herself up.
Bir hafta kaçtıktan sonra, sonunda **teslim olmayı** seçti.
Sometimes it's best to give yourself up and face the consequences.
Bazen en iyisi **teslim olmak** ve sonuçlarıyla yüzleşmektir.
He couldn't run forever; eventually, he had to give himself up.
Sonsuza dek kaçamazdı; sonunda **teslim olmak** zorunda kaldı.