아무 단어나 입력하세요!

"gentility" in Turkish

nezaketsoyluluk (üst sınıf)

Definition

Nezaket, kibar ve rafine davranışlara ya da üst sınıfa ait olmaya denir. Genellikle zarafet ve iyi yetişmişliği anlatmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Nezaket' ve 'soyluluk' daha çok edebi ya da tarihi üst sınıf davranışları için uygundur. Günlük kibarlık için 'nezaket' veya 'naziklik' diyebilirsiniz.

Examples

Her gentility impressed all the guests at the party.

Partideki tüm konuklar onun **nezaketine** hayran kaldı.

Victorian novels often describe the gentility of upper-class families.

Victoria dönemi romanlarında üst sınıf ailelerin **nezaketi** sıkça anlatılır.

He tried to hide his lack of gentility at the formal dinner.

Resmi yemekte **nezaketinin** eksikliğini gizlemeye çalıştı.

There's an air of gentility about that old neighborhood.

O eski mahallede bir **nezaket** havası var.

Don't mistake politeness for true gentility—it's much deeper.

Nezaketi gerçek **soyluluk** ile karıştırmayın—bu çok daha derindir.

In her voice was a hint of gentility that set her apart from the others.

Sesinde onu diğerlerinden ayıran bir **nezaket** vardı.