"flea in your ear" in Turkish
Definition
Birine ciddi bir uyarı veya sert bir azarlama yapmak, genellikle bir hata yapıldığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Britanya İngilizcesinde kullanılan, gayriresmî bir deyimdir; genellikle otorite figürlerinin yaptığı sert uyarıları ifade eder. Kelime anlamında değil, mecazi kullanılır.
Examples
My teacher gave me a flea in my ear for forgetting my homework.
Ödevimi unuttuğum için öğretmenim bana **sert bir azarlama** yaptı.
He left the meeting with a real flea in his ear after arguing with his boss.
Patronuyla tartıştıktan sonra toplantıdan **sert bir azarlama** ile ayrıldı.
If you come home late again, you'll get a flea in your ear from your parents.
Yine eve geç gelirsen, ailenden **sert bir azarlama** alırsın.
After that email, I definitely got a flea in my ear from my manager.
O e-postadan sonra yöneticimden **sert bir azarlama** işittim.
She didn't just ignore my suggestion—she gave me a flea in my ear about it!
Sadece önerimi görmezden gelmedi, bir de üstüne bana **sert bir azarlama** yaptı!
Trust me, you don't want to leave the kitchen a mess unless you want a flea in your ear from Dad.
Bana güven, mutfağı dağınık bırakmak istemezsin yoksa babandan **sert bir azarlama** alırsın.