아무 단어나 입력하세요!

"downplay" in Turkish

önemsiz göstermekküçümsemek

Definition

Bir şeyi gerçekte olduğundan daha önemsiz ya da hafif göstermek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'downplay the risk', 'downplay his success' gibi ifadelerde kullanılır. Bir durumu ya da başarıyı olduğundan küçük göstermek için kullanılır.

Examples

He tried to downplay his mistake at work.

İşyerindeki hatasını **önemsiz göstermeye** çalıştı.

Politicians often downplay bad news.

Siyasetçiler kötü haberleri sık sık **önemsiz gösterir**.

She doesn't like to downplay her achievements.

Başarılarını **küçümsemeyi** sevmez.

He always tries to downplay how hard he works, but we all notice.

Hep ne kadar çok çalıştığını **küçümsemeye** çalışıyor ama hepimiz farkındayız.

Don’t downplay your feelings—if you’re upset, talk about it.

Duygularını **küçümseme**—üzgünsen konuş.

The company tried to downplay the incident in the media.

Şirket medyada olayı **önemsiz göstermeye** çalıştı.