"do the hard way" in Turkish
Definition
Daha kolay yolu varken, bir işte yardım veya tavsiye almadan bilerek zor ve zahmetli olan yöntemi seçmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşma için uygundur. Biri kolay yolu tercih etmeyip inadına zoru seçtiğinde kullanılır. 'Learn the hard way' deneyerek ve yanlışlardan öğrenmek anlamında kullanılır.
Examples
He always tries to do the hard way instead of asking for help.
O her zaman yardım istemek yerine **zor yoldan yapmaya** çalışıyor.
Sometimes it's faster not to do the hard way.
Bazen **zor yoldan yapmak** daha hızlı olmaz.
Why did you do the hard way when there was an easier solution?
Daha kolay bir çözüm varken neden **zor yoldan yaptın**?
I had to do the hard way and fix my bike by myself.
Bisikletimi kendim tamir ederek **zor yoldan yapmak zorunda kaldım**.
She likes to do the hard way because she believes it builds character.
O, bunu karakter geliştirdiğine inandığı için **zor yoldan yapmayı** sever.
You don't have to do the hard way—let me show you a shortcut.
**Zor yoldan yapmak** zorunda değilsin—gel, sana kısayol göstereyim.