"disinclined" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmaya istekli veya ilgili olmama durumu; gönülsüzlük veya isteksizlik hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
'Disinclined' resmi ve nazik bir ifadedir; genellikle 'to' + fiil ile kullanılır ('disinclined to participate'). Bir şeyi yapmak istememeyi kibarca belirtir; kesin red anlamında kullanılmaz.
Examples
She was disinclined to join the group.
O, gruba katılmaya **isteksizdi**.
He seems disinclined to help us.
Bize yardım etmeye **isteksiz** görünüyor.
I am disinclined to travel this weekend.
Bu hafta sonu seyahat etmeye **isteksizim**.
He's disinclined to talk about his personal life at work.
Kendi özel hayatı hakkında işte konuşmaya **isteksiz**.
If you're disinclined to go, we can always cancel.
Gitmeye **isteksizsen**, her zaman iptal edebiliriz.
Most people are disinclined to change their routines.
Çoğu insan rutinlerini değiştirmeye **isteksizdir**.