"defiled" in Turkish
Definition
Bir şey kirletilmiş veya kutsallığı bozulmuş olduğunda, özellikle dinsel ya da ahlaki açıdan büyük bir saygısızlık ya da zarar görmüş demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi ve resmi dilde; dini yerler, kutsal objeler ya da soyut kavramların derin bir şekilde zarar görmesini belirtir.
Examples
The ancient temple was defiled by graffiti.
Antik tapınak grafitiyle **kirletilmişti**.
He felt his reputation was defiled by the rumors.
Söylentiler nedeniyle itibarının **kirletildiğini** hissetti.
The river was defiled by toxic waste.
Nehir zehirli atıklarla **kirletilmişti**.
Many believe the battlefield remains defiled by the violence that happened there.
Birçok kişi savaş alanının orada yaşanan şiddet nedeniyle halen **kirletilmiş** olduğuna inanıyor.
She felt her trust had been defiled after the betrayal.
İhanetten sonra güveninin **kirletildiğini** hissetti.
Once the sacred ground was defiled, the community held a special ceremony to restore it.
Kutsal toprak bir kez **kirletildikten** sonra, topluluk onu eski haline getirmek için özel bir tören yaptı.