"deadweight" in Turkish
Definition
Kendi başına hareket etmeyen ağırlık veya sadece yük olan, ilerlemeyi zorlaştıran kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Mekanik ve mecaz anlamlarda kullanılır; 'ölü ağırlık' birine ya da çalışmayan departmanlara atıf olabilir. 'deadweight' daha olumsuzdur.
Examples
He struggled to lift the deadweight of the box.
Kutunun **ölü ağırlığını** kaldırmakta zorlandı.
The broken car was a deadweight on the road.
Arızalı araba yolda bir **ölü ağırlık** oldu.
She felt like a deadweight at the party because she didn't know anyone.
Partide kimseyi tanımadığı için kendini **ölü ağırlık** gibi hissetti.
Carrying his friend home after the injury was like dragging a deadweight.
Arkadaşını sakatlandıktan sonra eve taşımak, **ölü ağırlık** sürüklemek gibiydi.
Ever since the budget cuts, that department has turned into a deadweight for the company.
Bütçe kesintilerinden beri o departman şirket için bir **ölü ağırlık** haline geldi.
I don't want to be a deadweight on this team, so let me know how I can help.
Bu takımda **ölü ağırlık** olmak istemiyorum, nasıl yardımcı olabilirim söyleyin lütfen.