"condemnation" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir durumun kesin ve genellikle resmi olarak güçlü bir şekilde eleştirilmesi veya suçlu ilan edilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmî, yasal ya da ahlaki konularda kullanılır. Hafif eleştiriden daha güçlü bir anlam taşır ve günlük şikayetler için uygun değildir.
Examples
The government's actions received condemnation from many countries.
Hükümetin eylemleri birçok ülkeden **kınama** aldı.
He spoke out in condemnation of the violence.
Şiddeti **kınama** amacıyla konuştu.
The judge announced her condemnation of the crime.
Hakim, suçun **kınama**sını açıkladı.
There was worldwide condemnation after the story broke in the news.
Haber yayıldıktan sonra dünya çapında **kınama** oldu.
The athlete’s comments sparked immediate condemnation online.
Sporcunun yorumları anında çevrimiçi **kınama** başlattı.
Despite the condemnation, some people still supported the decision.
**Kınama**ya rağmen bazı insanlar yine de kararı destekledi.