"compile" in Turkish
Definition
Farklı yerlerden bilgi veya öğeleri toplayıp düzenli bir şekilde bir araya getirmek; bilişimde kodu çalışabilir programa dönüştürmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde ‘listeyi derlemek’, ‘veri derlemek’, ‘rapor derlemek’ gibi kalıplarda kullanılır. Bilişimde ‘kodu derlemek’ belirli bir işlemdir; ‘yazmak’ veya ‘oluşturmak’ ile karıştırılmaz.
Examples
She will compile a list of all the guests for the wedding.
Düğün için tüm misafirlerin bir listesini **derleyecek**.
Can you compile the data from these surveys?
Bu anketlerden verileri **derleyebilir** misin?
The program won’t work unless you compile the code first.
Kodu **derlemeden** program çalışmaz.
It takes a lot of time to compile all these statistics by hand.
Bu kadar çok istatistiği elle **derlemek** çok zaman alıyor.
We need someone to compile a detailed report by next week.
Gelecek haftaya kadar ayrıntılı bir rapor **derleyecek** birine ihtiyacımız var.
When you compile the source code, the computer turns it into an app you can run.
Kaynak kodu **derlediğinde**, bilgisayar onu çalıştırabileceğin bir uygulamaya çevirir.