"charge in" in Turkish
Definition
Bir yere aniden ve enerjik şekilde girmek, çoğunlukla düşünmeden veya zorla.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir; birinin bir yere veya duruma düşünmeden ve aceleyle girmesini anlatır. Bazen düşüncesizlik anlamı katar.
Examples
She tends to just charge in during meetings and start talking.
O genellikle toplantılara **dalıp** hemen konuşmaya başlar.
When the alarm went off, firefighters charged in to save everyone.
Alarm çalınca itfaiyeciler herkesi kurtarmak için **içeri atıldılar**.
He always charges in without knocking.
O her zaman kapıyı çalmadan **içeri atılır**.
Don't charge in until you know what's happening.
Ne olduğunu bilmeden **dalma**.
The kids charged in when they heard the music.
Çocuklar müziği duyar duymaz **içeri atıldılar**.
Instead of waiting for directions, he just charged in and started fixing things.
Talimat beklemeden, doğrudan **dalıp** tamir etmeye başladı.