아무 단어나 입력하세요!

"cagey" in Turkish

ağzı sıkıkaçamak (konuşan)

Definition

Bir kişi ağzı sıkıysa, genellikle temkinli ya da şüpheci olduğu için düşüncelerini veya bilgilerini kolay kolay açıklamaz.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmi ortamlarda, birinin bilgi vermekten kaçındığı veya sır sakladığı durumlarda kullanılır. Özellikle 'cagey about' ifadesiyle görünür. 'Dikkatli' veya 'utangaç' ile karıştırmayın.

Examples

Everyone got a bit cagey when the boss walked in.

Patron gelince herkes biraz daha **ağzı sıkı** oldu.

You’re being a little cagey—is there something you’re not telling me?

Biraz **kaçamak** davranıyorsun—benden bir şey mi saklıyorsun?

He was cagey about his plans for the weekend.

Hafta sonu planları konusunda **ağzı sıkı** davrandı.

The politician gave a cagey answer in the interview.

Politikacı, röportajda **kaçamak** bir cevap verdi.

She was cagey when we asked about her new job.

Yeni işi hakkında sorduğumuzda **ağzı sıkı** davrandı.

He’s being cagey about why he left the company—it makes me curious.

Şirketten neden ayrıldığı konusunda **ağzı sıkı** davranıyor—bu da beni meraklandırıyor.